ÖĞRETMENLERİN HAKLI TALEPLERİNDE YANLARINDAYIZ.
Öğretmenlerin Haklı Taleplerinde Yanlarındayız.
Ankara'da insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma koşulları, adil atama ve kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesi talebiyle bir araya gelen öğretmenlere günlerdir uygulanan polis müdahalelerini, gözaltıları ve kötü muameleyi kaygı ve ibretle takip etmekteyiz.
Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin taban ücret güvencesi ile atama bekleyen öğretmenlerin liyakate dayalı atanma talepleri, demokratik bir hukuk devletinde görmezden gelinemeyecek kadar açık, meşru ve yaşamsal bir anlam taşımaktadır. Haklı taleplerin dinlenmesi yerine; basın açıklamalarının engellenmesi, öğretmenlerin biber gazına maruz bırakılması, darbedilmesi ve ters kelepçeyle gözaltına alınması kamu vicdanını derinden yaralamıştır.
Günler boyunca tekrarlanan bu uygulamalar, münferit bir kolluk müdahalesi olarak değerlendirilmekten uzak, Anayasa'nın 17'nci maddesinde güvence altına alınan eziyet ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı niteliğindedir.
İşkence ve kötü muamele iddialarına konu olan her eylem derhal soruşturulmalı, sorumlular hakkında adli ve idari işlemler derhal yürütülmelidir. Öğretmenlerin taleplerini açıklaması; Anayasa ile korunan ifade özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ve sendikal örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasıdır. Öğretmenlerin meşru taleplerinin kaba şiddetle karşı karşıya bırakılması yalnızca bir çalışma yaşamı sorunu değil doğrudan varlığımıza ve geleceğimize yönelik bir tehdittir.
Öğretmenin emeğinin değersizleştirildiği, yoksulluğa mahkum edildiği bir ülkede; çocukların nitelikli eğitim hakkının, fırsat eşitliğinin ve toplumsal geleceğin korunması mümkün değildir. Bir toplum, öğretmenlerine verdiği değer kadar vardır.
Antalya Barosu olarak; öğretmenlerin insan onuruna yaraşır yaşam ve çalışma koşulları, adil atama ve güvenceli gelecek taleplerini haklı ve doğru bulduğumuzu belirtir; işkence ve kötü muamele yasağının, ifade özgürlüğünün, sendikal hakların ve barışçıl toplanma hakkının ihlal edilmesine karşı hukuki süreci sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Ankara'da insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma koşulları, adil atama ve kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesi talebiyle bir araya gelen öğretmenlere günlerdir uygulanan polis müdahalelerini, gözaltıları ve kötü muameleyi kaygı ve ibretle takip etmekteyiz.
Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin taban ücret güvencesi ile atama bekleyen öğretmenlerin liyakate dayalı atanma talepleri, demokratik bir hukuk devletinde görmezden gelinemeyecek kadar açık, meşru ve yaşamsal bir anlam taşımaktadır. Haklı taleplerin dinlenmesi yerine; basın açıklamalarının engellenmesi, öğretmenlerin biber gazına maruz bırakılması, darbedilmesi ve ters kelepçeyle gözaltına alınması kamu vicdanını derinden yaralamıştır.
Günler boyunca tekrarlanan bu uygulamalar, münferit bir kolluk müdahalesi olarak değerlendirilmekten uzak, Anayasa'nın 17'nci maddesinde güvence altına alınan eziyet ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı niteliğindedir.
İşkence ve kötü muamele iddialarına konu olan her eylem derhal soruşturulmalı, sorumlular hakkında adli ve idari işlemler derhal yürütülmelidir. Öğretmenlerin taleplerini açıklaması; Anayasa ile korunan ifade özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ve sendikal örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasıdır. Öğretmenlerin meşru taleplerinin kaba şiddetle karşı karşıya bırakılması yalnızca bir çalışma yaşamı sorunu değil doğrudan varlığımıza ve geleceğimize yönelik bir tehdittir.
Öğretmenin emeğinin değersizleştirildiği, yoksulluğa mahkum edildiği bir ülkede; çocukların nitelikli eğitim hakkının, fırsat eşitliğinin ve toplumsal geleceğin korunması mümkün değildir. Bir toplum, öğretmenlerine verdiği değer kadar vardır.
Antalya Barosu olarak; öğretmenlerin insan onuruna yaraşır yaşam ve çalışma koşulları, adil atama ve güvenceli gelecek taleplerini haklı ve doğru bulduğumuzu belirtir; işkence ve kötü muamele yasağının, ifade özgürlüğünün, sendikal hakların ve barışçıl toplanma hakkının ihlal edilmesine karşı hukuki süreci sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
