Hızlı Erişim

Menü

GAZETECİLİK MESLEĞİNİN ÖZÜNÜ ORTADAN KALDIRAN SİSTEMATİK İHLALLERE SON VERİLMELİDİR.

24.03.2026
42
GAZETECİLİK MESLEĞİNİN ÖZÜNÜ ORTADAN KALDIRAN SİSTEMATİK İHLALLERE SON VERİLMELİDİR.

Birgün Gazetesi muhabiri İsmail Arı'nın gazetecilik faaliyeti kapsamında yaptığı haber ve paylaşımlar nedeniyle tutuklanması, Türkiye'de basın özgürlüğüne yönelik sistematik ihlallerin somut bir örneğidir. Gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılması, basın ve ifade özgürlüğüne ağır ve kabul edilemez bir müdahaledir. Bu tür uygulamalar artık münferit değil, basın emekçilerine yönelik sistematik bir baskı niteliği taşımakta; demokratik toplum düzenine zarar vermektedir.

Ceza muhakemesi hukukunda tutuklama, ancak kaçma şüphesi veya delil karartma ihtimali gibi zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Gazetecilik faaliyetinin suç isnadına dayanak yapılması suretiyle tutuklama uygulanması, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik açık bir girişimdir. Özellikle TCK 217/A ve TCK 216'nın uygulanmasında suç unsurlarının dar ve öngörülebilir şekilde yorumlanması gerekirken, gazetecilik faaliyetlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi kabul edilemezdir ve ceza hukukunun temel güvencelerini zayıflatmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM içtihatları, ifade ve basın özgürlüğüne müdahalelerde kanunilik, öngörülebilirlik ve demokratik toplumda gereklilik kriterlerinin sıkı şekilde uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Anayasa Mahkemesi de gazetecilik faaliyetlerinin cezai yaptırımlarla baskı altına alınmasının ifade özgürlüğünü ihlal edeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve tutuklamaya maruz kalmaları, basın özgürlüğünün sistematik biçimde daraltıldığını göstermektedir.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye'nin 180 ülke arasında 159. sırada yer alması, ihlallerin yapısal ve süreklilik arz ettiğini ortaya koymaktadır. Bu tablo, basın özgürlüğünün fiilen kullanılamaz hale geldiğini göstermektedir. Nitekim gazeteci Alican Uludağ'ın tutuklanması da bu durumun güncel örneklerindendir.

Bu kapsamda Antalya Barosu olarak gazetecilik faaliyetlerinin TCK 217/A ve TCK 216 kapsamında geniş ve öngörülemez yorumlarla baskı aracına dönüştürülmesinin önüne geçilmesi,

Ceza hukukunun, insan haklarının evrensel ve anayasal ilkelerine,

AİHM ve AYM İçtihatlarına uygun hareket edilmesi,

Basın özgürlüğünü ortadan kaldıran hukuka aykırı tutuklamalara son verilmesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Yaklaşan Etkinlikler

Katılabileceğiniz yaklaşan etkinlik bulunmamaktadır!

Aramızdan Ayrılanlar

Rahmetle anıyoruz

Avukat
Av. SALİH EZER

24.02.2026

Avukat
Av. SUNER DAĞTEKİN

22.02.2026

Avukat
Av. ZAFER YAĞLIOĞLU

22.02.2026

Avukat
Av. YUSUF ŞANLI

10.02.2026

Avukat
Av. ALİ ÇOBAN

8.02.2026

Avukat
Av. COŞKUN BAŞPİNAR

5.02.2026

Avukat
Av. İSMET SAMUR

14.01.2026

Avukat
Av. AYŞE SARIÇİFTCİ ALDUT

20.12.2025

Avukat
Av. GÜRSEL ÖZTÜRK

18.12.2025

Avukat
Av. AHMET ERDAL AKIN

10.12.2025